22.02.2011 ASKERLER Göster
Ben askere gidiyorum size veda ediyorum vatan borcu ödüyorum annem hakkını helal eyle diyen 1991/1 tertip askerlerimizi sağlık sıhhat içinde baba ocağından ayrılmayı kazasız belasız yolculuk yapmayı güvenle asker ocağına varmayı kazasız belasız şerefli görevlerini yapıp hayırlısıyle teskerelerini alıp ana kucağına dönmeyi tümaskerlerimizle birlikte şeyhulaş köyü nufusuna kayıtlı askerlerimizede nasip etmesini yüce mevladan niyaz ederim .ŞEYHULAŞ K. TECİBEY MAH İMAMI :MEHMET KARA
21.02.2011 vefat Göster
varda bizim olulerimiz yok mesela 10-12-2010 yusuf akinci vefat etti 15-12-2010 sureyya ozdemir hani bunlar onlar seyhulasli degilmi.rica etsem onlarida yazarmisiniz....
Sayın ....
O bölümün güncellemesi köy imamlarımız tarafından yapılmaktadır.Ama isteginiz yerine getirilecektir.Eksikleri gidermek ve sizlerin bunlarıda fark edip bizlere bildirmeniz güzel.İş yoğunluğumuz arasında herşeyi takip edemiyoruz o kadar kısa zamanlarda bunları halletmeye çalışıyoruz ki ,bazan güncellemeleri bile cep telefonlarından yapabiliyoruz.Tekrar ilginizden dolayı teşekkür ederiz.
21.02.2011 ... Göster
Arkadaslar, almanyadaki bankaci hemsehrimiz ERGUN AKINCI`yi eklemeyi lutfen unutmayiniz. Hatiplerden unal beyin yegenidir ergun..iki yasindaki ogluYunus`u mutlak sulas`a getirmistir de. Bana e mail yazmisti. Oradan biliyorum. Selam. hasan kilic, `hurriyet gazetesi sorulu muduru` diye kimligimi de yazayim.
20.02.2011 Bekir hocaya Göster
hocam eminim bütün köy size hakkini helal etmistir. Köy halki sizi cok severdi vede sever. Ben sizi tanimiyorum ama dedemden hakkinizda o kadar güzel seyler duydumki sanki sizi taniyor gibiyim. Dedem sizi cok severdi ve bazen sizi kiskandigimiz bile olmustur bu yüzden. Saygilarimla.
Haci Giyasettin`in torunu
16.02.2011 Geçte olsa Göster
Evet geçte olsa yine sizlerleyim.Rahatsızlığım sebebiyle ara vermekzorunda kaldım tam tamına 16yıl geçti geldiğimde hayatta olmayanlar liseyi bitirdiler.Doğduğunda kulağına ezan okuyup adını verdiğimFaruk şimdilerde kocaman yakışıklı bir delikanlı oldu.İlkokul sıralarında eğitim gören Osman Aykut Ferhat Eray Umutcan Selahattin Selçuk Özhan Özcan Nuray Öznur Nisanur Asena Muhterem Manolya Elif Gülden Nagehan ve isimlerini anımsayamadığım onlarca inançlı gençlik bu büyük milletin birer şerefli üyesi olarak şu an hayatlarını sürdürmektedirler.Bütün zorluklara inatkalpleri ile inançları buluşmuş onurlu bir çoğunluğun çeşitli birimlerde ülkemize olan hizmet borçlarını zevkle ifa etmektedirler.
Selam olsun o kutlulara,vazifelerinin bilincinde olanlara.
Onlar onlar onlar onlarki engellemecilerin engellemesine aldırmadan ,çukur ve tümseklere aldırmadan hedefe ulaşmaya söz verenlerdi.Kimisi hedefe ulaştı kimiside ulaşmak üzere.
Hayatiler Salimler Sinanlar Yıldıraylar Kadirler Kabiller Ufuklar Erkanlar Ekremler Emreler Gökanlar Şafaklar Cüneytler Cengizler Emineler Haticeler Ferideler Gülverenler ramazanlar...hepsi inançla yoğrulmuş ŞEYHULAŞ`ın nadir insanları yolunuz açık huzurunuz bol umutlarınız gerçek olsun
Her birinizle çeşitli vesilelerle hasbihalimiz olmuştur anlayışımız ne olursa olsun her zaman olumlu havada geçmiştir zamanlarımız. Hiçbir şey kalbin olumlu bir anlayışa sahip olması kadar değerli olamaz. Göreve ilk geldiğim gün caminin önünde Cavit dayı Hacı Dursun Topal Dursun Esvet dayı ve rahmetli hocaların Mustafa ve oğlu Hasan abi vardı onlarla da çok güzel zamanlarımız geçti hepsinden ALLAH RAZI OLSUN
Sonra kahvelere giderdik oralarda da değerli Muhtarımız Erdem abi Alibey Pala Selahaddin Aydın abiler Hacı Metin GıyaseddinNihat Aslan Mahmut abiler Senai Yakub Davud Ünal Ufuk Serkan Haso İsa Süleyman Sefai SabriEmin abi vs.....ile sohbetler ederdik onlara da teşekkürler ediyorum
Hasılı kelam gece yarısından sonra nikahlarıyla ,vakitsınırlamasız tv, dinamo ,fırın ,her türlü elektrik tamiratı ile canlı cansız köyün bütün varlıklarının ilgisiyle 16 yıllık serüven gerçekten şahane sonuçlandı...Hayatımın en faal ve olumlu geçmesine vesile olan tüm değerli ŞEYHULAŞLILARA hakkım helal olsun gerçekten sonuna kadar helal olsun .Sizlerde helal ederseniz çok sevinirim. Kendimi bir Şeyhulaşlı olarak kabul ediyor hepinizi ALLAH’ın selamı ile selamlıyorum.
BEKİR TAŞKIN
BAFRA FATİH CAMİİ İ.H.
16.02.2011 slm Göster
buradan bekir hocama slm olsun hocambenden yana var ise tum haklarim helal olsun hocam sende helal et kib yaza gorusmek uzere insallah hocam biz seni hic bir zaman unutamayiz sende bizleri sakin unutma Allaha emanet ol hocam gorusmek uzere cuneyt
15.02.2011 vefat Göster
bir talepte bulunacaktim neden tek vefat haberi var tum olenleri koysaniz daha iyi olmazmi sadece fikir yuruttum cok guzel olur aslinda.
Camiler bölümünde köyümüzden vefat edenler listesi mevcuttur.
14.02.2011 BAŞSAĞLIĞI Göster
KÖYÜMÜZ HALKINDAN EMİN HÜSEYİNLERİN HACI MAHMUT KURTUN HANIMI HACI AYTEN KURTA ALLAHTAN RAHMET DİLİYOR YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM.TECİBEY İMAMI MEHMET KARA
14.02.2011 Mevlid Kandiliniz Mübarek olsun Göster
Mevlid Kandilinin tüm müslümanlara ve insanliga hayirlara vesile olmasini diler, nice kandiller dilerim
Marktredwitz Süleymaniye Camii Dernegi
2.Baskan
Zeki Sen
14.02.2011 Kutlama Göster
yurtdısında, yurtıcınde yasayan ve köyümün cılekes ınsanları, kandılınız mübarek olsun, herkese sevgılerımı özlemlerımı ve selamlarımı sunarım.
S.DEMİR
14.02.2011 TEBRİK Göster
İSLAM ALEMİNİN MEVLÜTKANDİLİNİ TEBRİK EDER TÜM ŞEYHULAŞKÖYÜ NUFUSUNA KAYITLI VATANDAŞLARIMIZA SAYGI VE SELAMLARIMI SUNARIM.TECİBEY İMAMI
14.02.2011 MEVLİD KANDİLİ Göster
Mevlid Kandilinin Önemi....
Mevlid Kandilinin Önemi
Hz. Muhammed (sav) efendimiz Hicret`ten 53 sene evvel Rebîulevvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke`nin Haşimoğulları mahallesinde, Safa Tepesi yakınında bir evde doğdu. Bu kutlu günde yani o büyük günde henüz güneş doğmadan âlem nur ile doldu. Âdem aleyhisselâmdan beri babadan evlâda intikal eden nur asıl sahibine ulaştı.
Muhammed aleyhisselâmın nuru, Âdem aleyhisselâmdan itibaren temiz babalardan ve temiz analardan geçerek gelmiştir. Kur`ân-ı Kerimde Şuara suresi 219. ayetinde Yüce Allah şöyle buyurur: “Sen, yani senin nurun, hep secde edenlerden dolaştırılıp, sana ulaşmıştır.”
Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’ in (sav) dünyaya geldiği gece, müthiş alametler kendini göstermiştir.
O gece bir yıldız doğdu ve bunu gören Yahudi bilginleri Peygamber efendimizin doğduğunu anladılar. Eshâb-ı kiramdan Hassan bin Sabit şöyle anlatır: “Ben sekiz yaşındaydım. Bir sabah vakti Yahûdînin biri, hey Yahudiler! diye çığlık atarak koşuyordu. Yahudiler ne var, ne oluyor diyerek yanına toplanınca şöyle söyledi: Haberiniz olsun Ahmed`in yıldızı bu gece doğdu! Ahmed bu gece dünyaya geldi” dedi.
Yine O büyük gecede Medâyin şehrindeki İran Kisrâsının sarayının on dört kulesi (burcu) yıkıldı. O gece gürültüyle ve dehşetle uyanan Kisrâ ve halkı yine kendilerinden bazı ileri gelenlerin gördükleri korkunç rüyaları tabir ettirdiklerinde bunun büyük bir şeye alâmet olduğunu anladılar.
Hz. Muhammed (sav) efendimiz doğduğu gece Kâbe` deki putlar yüz üstü yere yıkıldı. Urvetübni Zübeyr rivâyet eder: Kureyşten bir cemâatin bir putu vardı. Yılda bir defâ onu tavâf ederler, develer kesip şarap içerlerdi. Yine öyle bir günde putun yanına vardıklarında onu yüzüstü yere yıkılmış buldular. Kaldırdılar, yine kapandı ve bu durum üç kez tekrarlandı. Bunun üzerine etrafına iyice destek verip diktikleri sırada şöyle bir ses işitildi: Bir kimse doğdu yeryüzünde her yer harekete geldi. Ne kadar put varsa hepsi yıkıldı. Kralların korkudan kalpleri titredi. Bu hâdise tam Hz. Muhammed (sav) efendimiz doğduğu geceye rastlıyordu.
Yine o gece Mecusîlerin yani ateşe tapanların bin yıldan beri yanmakta olan kocaman ateş yığınları anîden söndü. Ateşin söndüğü tarihî not ettiler. Kisrânın sarayından burçların yıkıldığı geceye isabet ediyordu.
O zaman insanların mukaddes saydıkları Sâve Gölü de yine o gece bir anda suyu çekilip, kuruyuverdi.
Şam tarafında bin yıldan beri suyu akmayan ve kurumuş olan Semave Nehrinin vadisi de, o gece su ile dolup taşarak akmaya başladı.
Hz. Muhammed (sav) efendimizin doğduğu gece ve daha sonra o zamana kadar görülmemiş bu alametlerden başka pek çok hâdise gerçekleşmiştir. Bunların hepsi son Peygamber Hz. Muhammed (sav) efendimizin dünyaya teşrif ettiğine işaret olmuştur. Tüm islam aleminin mübarek mevlid kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim... İBRAHİM AYYILDIZ
14.02.2011 mevlid kandili Göster
mübarek mevlid kandili bütün köylülerimize ve müslüman alemine hayirlara vesile omasini diler kücüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperiz.
Almanyadan YUSUF YILMAZ ve AILESI
09.02.2011 ŞÜKRANLARIMI SUNARIM [özellikle bekir hocam] Göster
son zamanlarda eşimin yıldırayın gecirmiş olduğu zor dönemlerde eşimi ve beni yalnız bırakmayan , telefonlarıyla arayan tüm dostlarımıza ve özellikle dualarıyla bize destek olan,yanımızda olduğunu hissettiren bekir hocamıza şükranlarımı sunarız.Rabbim bizi ve onlardan herbirini daimi ve ebedi olarak,kamil mükemmel,noksansız ve sabit bir imanla yaşatsın.Bizi ve onları afetten ve belalardan muhafaza eylesin.Bizi ve onları efendimiz Muhammed {asm] ve özü sözü tertemiz kullarınla beraber cennetine dahil eyle. Amin..yıldız öztürk
08.02.2011 GEÇMİŞ OLSUN Göster
MEHMET HOCA GECMİŞ OLSUN İNŞALLAH İYİSİNİZDİR ALİ DEDE İLE KELLE İŞİNİ NE YAPTINIZ YEMEDİYSENİZ YAZI BEKLEYİN BEN İZİNE GELDİGİMDE HALLEDELİM TEKRAR GECMİŞ OLSUN
FİKRET TİRYAKİ
07.02.2011 hatırlatma Göster
seyhulaşın tarihi 13.yüzyıl ile 14.yüzyıl arasında kurulduğu osmanlı kayıtlarında geçiyor ismini şeyh ulaş diye bir tekke,zaviye şeyhinden almışbu köylerin yönetimi spahilere bağlıymış şu an eldeki tek karye spahisi forucu hasan efendi dir(gazibey ve sulaş)bu adam1750senesindeki tutanaklarda bu köyleri terkettiği için hakkında işlem yapılmış bu köyler dönemin en büyük köyleri imiş 1750_ile 1919 seneleri arasında çıkan savaşlar ve ekonomik sebebler dolayısı ile değişime uğramış bu bilgiler osmanlı arşivlerinde vardır çeşitli kaynaklarca doğruluğu tespit edilmiştir soy ağacı araştırmaları 1400 senesine kadar erkek olarak düzenli gidiyor bunlar düzenli olarak osmanlı kayıtlarında var fakat bu belgeler üzerinde herkes araştırma yapamıyor belgelerin tasnifleri ve kamuya açık olanları şimdilik sınırlı ilrleyen günlerde büyük bölümü açıklanır secere çıkarmak çok kolay değil ama parası olan 13. yüzyıla kadar gidebilir osmanlı vergi alabilmek için nüfüsü düzenli olarak saymış degişik türde sayımlar yapılmış kadınlar hariç secere çıkarmak isteyenler biraz daha sabırlı olmalı tasnif edilmeyen belgelerinde araştırmacılara açılması gerekiyor şimdilik kısıtlı bilgiler veriliyor
mehmet bolat
05.02.2011 slm abi Göster
slm ben cuneyt unsalin arkadasiyim fransadan adim fatih yazici sivasliyim buradan cuneyt kardesimize goz aydinligi veriyorum allah anali babali buyutsun kardesim mahmut tayra yegenim yalanci dunyaya hos geldin cuneyt kardesim mutluluk ve huzur hep sizlerle olsun yengeye slm yegenimide op benim icin en yakin zamanda ziyaretinize gelecegiz insallah kendine iyi bak gorusmek uzere
05.02.2011 asker Göster
şu anda bitlis tatvanda vatani görevimi yapmaktayım.burdan beni tanıyan herkese selam ederim.askerdeki kardeslerimede hayırlı teskereler dilerim.emrah bende şöför oldum karakoldaydım tugaya aldılar beni kurmay albay şoförü seçildim.2 hafta oldu baslayalı.şafak 360
piyade komando er UGUR İLHAN
piyade komando er UGUR İLHAN
05.02.2011 Merhaba Hayati Göster
Soyagaci ile ilgili güzel ve anlasilabilir bir aciklama yapmsisin.4yada 5 jenerasyon geri gidilebiliniyorsa buda senin anlattigin sartlarla büyük bir basari.
Bu soyagaci olayini kim ortaya atti bilmiyorum ama, birkac haftadir köyümüzün cocuklari olarak hepimizi cok ilgilendirdi ve cogumuz bir noktada odaklanabildik. Hatta bir coguda kafa yordu. Ben adima cok tesekkür ediyorum. Baska bir zaman, baska konularda tekrar görüsmek umuduyla, herkeze bol selamlar, sevgiler... Gülhatun Akbulut
Değerli Ablam Gülatun AKBULUT;
01/08/2008 yıllında senin de bildiğin gibi nufus kayıtlarından AKBULUT ailesinin soyağacını çıkarmıştık bir örneğide sende yer almaktaydı.Ama bileşim çağında bu kayıtların üyelik uygulaması yapmadığımızdan kişilere ait şahsi bilgilerin tehlike oluşturacağı açısından vaz geçmiştik.Benim dedem Abdi AKBULUT`un dedesinin 1839 doğumlu Mehmet Akbulut (Eşi Aliye)onun babasının da doğum tarihi belli olmamasına rağmen Hüseyin (Eşi Rukiye) olduğu bilmekteyiz.Nufus kayıtlarındaki bilgiler bu kadar geriye gidebilmektedir.Mutlaka Osmanlı arşivlerinde bunlarla alakalı kayıtlar vardır diye düşünüyorum.Bununla alakalı bilgileri topladığımızda tarihimiz şekillenmiş olacak sonuç itibariyle bunları geçte olsa öğrenmek güzel emeği geçenlere teşekkür ederim.
EDİTÖR
04.02.2011 SOY ARAŞTIRMASI Göster
Soyağaçlarını çıkartmak isteyenler, nüfus dairesinde araştırma yapmışlar, eski Türkçe kayıtları da okutmuşlar ama dört yahut beş nesilden geriye gidememişler.
Hemen söyleyeyim: Boş yere uğraşmayın, bulamazsınız! Eğer zengin ve faaliyetini hâlâ devam ettiren vakıfların sahibi olan bir aileye mensup değilseniz, şansınız varsa sadece dört, haydi bilemediniz beş nesil öncesine kadar gider ama orada kalırsınız. Sebep, Osmanlı Türkiyesi`nde bugünkü şekilde bir nüfus kayıt sisteminin bulunmamasıdır ve bu iş bütün doğu dünyasında böyledir.
Nüfus sayımları bizde gerçi 16. asırdan itibaren yapılmıştı ama sayımdan maksat imparatorlukta kaç kişinin yaşadığının değil, askerlik yapıp vergi verebilecek olan nüfusun belirlenmesiydi. Sayımlar isim yerine adet temelinde olur, meselâ herhangi bir köyde sakinlerin isimleri kaydedilmez, aile reisinin adının ve erkek nüfusun adedinin yazılmasıyla yetinilir, kadınlar zaten sayılmazlardı.
Kayıtlı olan tek aile
Türkiye`de, kayıtları asırlar boyunca itina ile tutulmuş olan tek bir aile vardır: Osmanlı İmparatorluğu`nun kurucusu olan Osmanoğlu ailesi.
Osmanoğulları devletin, yahut eski deyimiyle mülkün sahibi oldukları için, bu ailenin erkek soyundan gelenlerinin kayıtları bugün bütün ayrıntılarıyla elimizdedir. Ailenin erkekleri, yani şehzadeler taht üzerinde hak sahibi olmaları dolayısıyla en küçük detaya varıncaya kadar kaydedilir ama bu özen hanedan mensubu kadınların soyundan gelenlere gösterilmezdi. Kadınların taht üzerinde haklarının bulunmaması ve çocuklarından sonraki neslin hanedan üyesi değil sıradan kişi kabul edilmesi sebebiyle, bugün hükümdarların kız torunları hakkında bile doğru dürüst bir bilgimiz yoktur.
Şimdi, bana hemen her gün Ailemin köklerini nasıl bulabilirim? diye soran okuyucularıma niçin bulamayacaklarını
maddeler halinde izah edeyim:
- Yeni doğmuş bir çocuğun kilisede vaftiz edilmesi Hristiyanlığın şartıdır. Kıt`a Avrupa`sında ve Amerika`da vaftizler mutlaka kayda geçirilir ve gayet iyi muhafaza edilen bu kayıtlar sayesinde isteyen hemen herkes soyağacını çıkartabilir. Batıda genealogy denilen soybilim araştırmalarının kaynağı bu kayıtlardır; bizde ise vaftiz yahut doğum kaydı gibisinden bir âdetin bulunmaması yüzünden soyağacı çıkartmak hemen hemen imkânsızdır.
Vakıf malı vakfa aittir
- Yukarıda da söyledim: Büyük dedelerinizden biri vakti zamanında zengin bir vakıf kurduysa ve bu vakıf bugün hâlâ faaliyette ise, eski ödeme kayıtları vasıtasıyla soyağacınızı çıkarmanız az da olsa imkân dahilindedir. Ama vakfı kuranın soyundan geldiğinizi kanıtlamak, size o vakfın mallarını talep etme hakkını vermez. Zira, mallar size veya ailenize değil, vakfa aittir; vakıf kavramının temelinde hayır işleme düşüncesi vardır ve eskilerin zengin gayrımenkullerini aile mensuplarına bırakmayıp vakfetmelerinin sebebi, bu hayır işleyip sevap kazanma arzusudur.
- Cedlerinizden birinin Osmanlı Devleti`nde paşa yahut bey unvanını taşıması, o kişinin aile kayıtlarının tutulmuş olmasını gerektirmez. Paşa unvanlı her görevlinin çok önemli bir devlet adamı olduğunu düşünmek hatadır. Unutmayalım: Osmanlı Tarihi binlerce paşa ve bey ile doludur.
- Arşivlerde, yani Osmanlı Arşivi`nde aile kayıtları bulunmaz! Burada soysop yahut malmülk belgeleri değil, devletin resmyazışmaları muhafaza edilir. Osmanlı Arşivi`ne gidip aile kayıtlarını sormakla kasaptan ayakkabı satın almaya kalkmak arasında hiçbir fark yoktur.
Sözün kısası: Soy-sop merakını bırakın, bugünü yaşayın. Hayati AYTEMİZ